Sık Sorulan Sorular

Ameliyat sonrası 4-6 saat sonra ağızdan sıvı gıdaya başlanır .

Baş yüksekte yatılmalı , morluk ve şişliklere önlem olarak ilk 24 saat göz altları ve burun çevresine buz tedavisi uygulanır. Gerektiğinde ek kremler kullanılır. Göz çevresinde bir miktar şişlik ve morarma olacaktır. Bu şişlik ilk 3 gün maksimum düzeye çıkacak ve sonra hızlı bir şekilde inmeye başlayacaktır.

İlk hafta burun içi yaraların hızlı iyileşmesi için sigara içilmemelidir.

Dişler yumuşak bir diş fırçasıyla kibarca fırçalanmalıdır.  Alçıyı ıslatmadan yüz yıkanabilir. Duş yerine sadece vücud banyosu yapılabilir.

İlk bir hafta ağır yük taşımaması, araba kullanmaması önerilir. Atletik aktivite veya cinsel ilişki gibi eforlardan 15 gün süreyle kaçınılmalıdır.

Burun içerisindeki tamponlar 48-72 saat sonra çıkartılır. Operasyon sonrası 8-9. günde atel çıkarılır. Atel alındığında özellikle burun ucu olmak üzere burun hala şiştir ve bir miktar hissizdir. 

Burun ameliyatlarından sonra göz altlarında ve yüzde şişme olabilmektedir. Bu şişlikler 1-2 hafta içinde geçmektedir.

Operasyonu takip eden 6 hafta boyunca aşırı güneş ışığından uzak durulmalıdır. Aşırı güneş burnunuzda şişmeye ve leke oluşumuna neden olacaktır . Yaz aylarında güneş koruyucu kullanılmalıdır.

8 Hafta süre ile gözlük kullanılmaz, buruna darbe gelmesi muhtemel sporlardan ve ağır egzersizlerden kaçınılır. Lens kullanımında bir sakınca yoktur.

Her cerrahi girişim gibi, rinoplasti operasyonları da risk taşımaktadır.

-Kanama
-Septumda hematom
-Sineşi (burun içinin yapışması)
-Burun ortasındaki duvarda delik oluşumu (septal perforasyon)
-Burun sırtında küçük düzensizlikler,burunda hafif asimetriler
-Enfeksiyon
- Açık rinoplasti operasyonunda iz kalabilir.
- Operasyonun ardından revizyon ameliyat ihtiyacı doğabilir. Bu oran literatürde % 10 - 25 oranındadır. İkinci bir rötuş ameliyatı genellikle 6-12 ay beklendikten sonra sonucu daha iyi yapmak için gerekebilir.

Burun içerisine yapılan ameliyatın türüne ve doktorun tercihine göre değişmekle birlikte genellikle silikon splint tamponlar konulur. Silikon tamponlar hastanın burnundan nefes almasına engel olmaz. Klasik tamponlarda ameliyat sonrası tampon çıkarılması esnasında hastanın acı hissetmesi de kaçınılmaz olabilmekteydi. Ancak silikon  tamponlar ile bu sorunlar ortadan kalkmaktadır. Tamponlar ameliyattan 24-48  saat sonra alınmaktadır.

Yeni şeklin korunması , kanama ve ödemin daha az olması için burun sırtına bant ve kalıp konulur. Genellikle 8-10 gün sonra alınır.

Rinoplastide açık ve kapalı olmak üzere iki teknik kullanılmaktadır. Kapalı teknikte sadece burun içerisinden yapılan kesilerle burun derisi, altındaki kıkırdak ve kemik yapılardan serbestleştirilir ve bu yapılara müdahale edilir. Açık teknikte ise burun içerisindeki kesilere ek olarak her iki burun deliğinin arasındaki bölmeye de kesi yapılarak burun derisi yukarıya doğru kaldırılır; burun kıkırdakları ve kemik yapı tamamen ortaya konur. Her hasta için yapılacak işlemin özelliğine ve doktorun tercihine göre kullanılacak teknik belirlenir.

Genellikle genel anestezi tercih edilir. Buruna küçük müdahaleler lokal anestezi altında yapılabilir. 

Her kişinin mutlaka kendini rahat hissettiği bir dönemde rahat koşullarda görüşmeye alınması ve profesyonel fotoğraflar üzerinde yapılacak bir simülasyonla istek ve beklentilerinin değerlendirilmesi önerilmektedir.

Ameliyattan önceki değerlendirmelerde, hastanın yaşı, kemik ve kıkırdak dokusu, burun mukozası, burun derisi kalınlığı, burundaki eğrilikler, asimetriler, burun ucu ,burun kanatları, burun deliklerinin yapısı, yüz şekli, yaşı ve hastanın ameliyattan beklentileri göz önüne alınır. Burun kemik anatomisine daha hakim olmak için bazı hastalarda bilgisayarlı tomografi(BT) çekilebilir. 

Hastanın ameliyat öncesi planlamada fotoğrafları çekilerek bilgisayar ortamında değişiklikler yapılarak ameliyat sonrası görünüm için fikir sahibi olunmalıdır. Operasyon başarılı olmasında  hasta ve doktor iletişiminin önemi çok büyüktür. Hasta istek ve beklentilerini bilinçli bir şekilde aktarmalı, doktorda ne verebileceğini dürüstçe anlatmalıdır

Beslenme programı, sigarayı kesmesi, ilaçların yeniden düzenlenmesi, vitamin desteği gibi planlamalar yapılabilir.

Ameliyat öncesi kan sulandırıcı ilaç kullanımı, sigara ve kırmızı meyvelerin tüketimi önerilmemektedir.

Ameliyat gününe kadar kararsızlıkların ortadan kalkması açısından gerekirse çok defa görüşme yapılabilmekte ve ameliyata kararsız girilmemesi önerilmektedir.

Ameliyatla elde edilen sonuçları kaldıracak ruhsal gelişime sahip olan, beklentileri gerçekçi olan sonuç almanın bir süreç olduğunu kavrayan hastalardır.

Burun Estetiğinde yaş sınırı;

Burun kıkırdak ve kemik gelişimi tamamlandıktan sonra ameliyat yapılmalıdır. Burun estetiği ameliyatı genellikle kızlarda 17, erkeklerde 18 yaş ve sonrasında önerilmektedir.

 

Burun estetik ameliyatı; burundaki şekil bozukluğunu düzeltmek için yapılan cerrahi işlemdir. Burun yüzün ortasında yer alan ve en çıkıntılı organıdır. Bu nedenle  burundaki şekil bozukluğu kişinin fiziki görünüşünü etkilediği için  özgüven ve psikolojik sorunlara neden olmaktadır. Bu ameliyatla burun küçültülebilir, büyütülebilir, eğriliği giderilebilir,burun kemeri alınabilir, burun ucu şekli değiştirilebilir, kaldırılabilir ve burun delikleri daraltılabilir.

 Bu ameliyatta temel hedef burun fonksiyonlarının korunduğu, doğal görünümlü ve yüzünüze uyumlu bir burun meydana getirmektir. Bu cerrahi işlemle birlikte, hastanın nefes almasını engelleyen kemik ve kıkırdak eğriliklerde (Deviasyon ) düzeltilmektedir. 

Burun orta kıkırdak ve kemiği burun bölmelerini ikiye ayıran ön kısmı kıkırdak arka ve üst kısımları da kemikten oluşan bir yapıdır. Ameliyatı konusunda her ne kadar hem hastalar arasında hem de doktorlar arasında net bir yorum olmamakla birlikte yapılan çalışmaların bir çoğunda burun kemik eğriliği olan hastaların ilerleyen zamanlarda diğer solunum yolu hastalıklarına yatkınlıklarının arttığı yönündedir. Tabi burada kastedilen eğrilik basit ve kişide hiçbir rahatsızlık oluşturmayan eğrilik değildir. Ama kişinin burun tıkanıklığı şikayeti varsa ve yapılan muayene sonucunda tıkanıklığa sebep olabilecek düzeyde bir eğrilik varsa operasyon düşünülebilmektedir.

Burun kemik eğriliği genellikle buruna alınan bir darbe ile ortaya çıkabilmekle beraber burun içindeki kemik ve kıkırdak gelişimine bağlı olarak da oluşabilmektedir, beraberinde genellikle burun içindeki etlerde de (konka) büyüme olmaktadır. Burada bahsi geçen travma anne karnında, doğum esnasında ve doğum sonrasında ve hatta erişkin dönemde bile olabilmektedir ve hastalar her zaman bunu hatırlamayabilirler. Genellikle de yaş ilerledikçe kişiyi rahatsız etmeye başlamaktadır. En önemli problem burunda var olan eğriliğin horlama, uyku apnesi gibi uykuda solunum bozuklukları açısından risk ve yatkınlık oluşturmasıdır. Burun tıkanıklığı yaşayan kişilerde uyku kalitesinde belirgin azalma ve buna bağlı olarak da gündüz uyuklamaları, iş veya okul performansında azalma, yorgunluk, baş ağrıları gibi problemler yaşayabilmektedir.

Operasyon bilinenin aksine zor ve günümüzde kişi açısından ciddi sıkıntılara yol açabilecek bir operasyon olmak çıkmıştır. Operasyon süresi ortalama 30 dakika gibi kısa olmaktadır, burun orta bölme eğriliği düzeltilirken burun içindeki etlere de (konka) müdahale edilmekte ve burun tıkanıklığı tamamen çözülmektedir. Birçok merkezde olduğu gibi bizde operasyonu genel anestezi altında yapmayı tercih etmekteyiz fakat kişinin anestezi açısından riskli bir durumu olması halinde lokal anestezi ile de (burun uyuşturularak) operasyonu yapabilmekteyiz. Hastalar her iki durumda da operasyondan 2-4 saat sonra evine gönderilebilmektedir. Bu operasyonlarda hastaların en çok korktukları burun tamponları artık çoğunlukla kullanılmamaktadır ve hatta uygun hastalarda tamamen burun açık bırakılmaktadır. Operasyonda burun dışından hiçbir kesi yapılmamakta ve tamamen burun içinde çalışılmaktadır ve operasyon sonrası yüzde şişlik veya morluk olmamaktadır ayrıca ağrı şikayeti minimal olmaktadır. Bunun yanında bu ameliyat estetik burun operasyonları veya sinüzit operasyonları ile birlikte de yapılabilmektedir.

Sağlıklı günler dileriz...

Burun estetiği burun şekil bozukluklarının düzeltilmesi anlamına gelmektedir ve temel olarak iki şekilde yapılabilmektedir. Açık ameliyat denilen burun altında küçük bir kesi yapılarak ve kapalı teknik denilen burun dışında hiçbir kesi yapılmadan yapılabilmektedir.

Bu iki teknik arasında başarı şansları açısından iyi ellerde bir fark olmamaktadır. Fakat her kişinin kendi durumu incelenerek hangi tekniğin daha uygun olacağına karar vermek gereklidir. Günümüz koşullarında kapalı teknik ameliyatla gerekli tüm müdahaleler yapılabilmekle birlikte başarı şansını arttırmak açısından kişiye özel karar verilmektedir. Her hasta için özel olarak ameliyat öncesi fotoğraf üzerinde çalışma yapılabilmekte photoshop çizimleri ile hasta bilgilendirilmektedir. Hastanın isteği halinde ameliyat öncesi bir çok defa görüşme yapılabilmekte ve hasta aydınlatılmaktadır.

Estetik burun ameliyatları duruma göre genel veya lokal anestezi ile yapılabilmekle birlikte genellikle genel anestezi tercih edilmektedir. Ameliyat süresi kişiden kişiye farklı olmakla birlikte ortalama 1,5 – 2 saat civarındadır.

Ameliyat tekniği olarak total zar altı tekniği tercih etmekteyiz, bu şekilde ameliyat sonrası oluşan şişlik ve morlukların çok aza indirgenmesi sağlanmaktadır. Ayrıca ameliyat esnasında sürekli olarak soğuk su ve buz kullanılmakta ödem azaltılmaktadır. Zaten ameliyat esnasında kanamasız ameliyat yapmaya ve şişlik ve morluğu en az seviyede tutmaya özen göstermekteyiz. Ameliyat sonrası 1 hafta içinde şişlik ve morluklar genellikle ortadan kalkmaktadır. Kullandığımız özel teknik ve aletlerle hastaların çoğunda hiç morluk oluşmamaktadır. Burundaki ödemli hal genellikle 1. ay sonunda ortadan kalkmaktadır.

Ameliyat tekniği olarak burun iskelet yapısını zayıflatacak teknikler yerine kıkırdak ve kemik yapıları koruyarak şekillendirmek ve uzun dönemde burun yapısının bozulmasını önlemek hedeflenmektedir. Bu sayede ileri dönemde burunda düşme görülmemektedir.

Estetik burun ameliyatları ile birlikte burun içinde var olan eğrilikler, burun etlerindeki büyümeler (alt konka hipertrofisi), burun içi etlerin balonlaşması (konka bülloza), sinüs problemleri (sinüzit, osteomlar vs. ) gibi problemler de düzeltilebilmekte ve kişinin nefes alış verişi mükemmel bir hale getirilebilmektedir. Buna rağmen burun içine tampon konulmamakta ve kişi ilk günden itibaren rahat nefes alabilmektedir.